4 Aralık 2011 Pazar

Bela mıknatısıyım, farkındayım ;Uyuz insanlarıda gayet rahat çekebiliyorum :S

Evet ,evet ben tam bir bela mıknatısıyım .Şu hale bak yolda yürürken,otobüsteyken hatta bakaldayken bile tüm o belaları üstüme çekebiliyorum .Başımdaki uğur meleklerinin sayısının şu aralar az olduğunun farkındayım fakat bu kadar da olacağını tahmin etmiyordum .
Heralde tüm bu yazdıklarımdan sonra kötü bir haftasonu geçirdiğimin farkına varmışsınızdır .Babam tarafından ekildiğim yetmiyormuş gibi birde üstüne şu köşedeki bakkalcı bozuntusuyla kavga ettim .Zaten belli dimi belli ki mutsuzum gelmesene üstüme ama yok illaki sataşacaklar ...Neymiş efendim ben dinsizmişim ,sen önce kendine bak be benim dinime laf eden de imam olsa bakkalcının teki .Hayır aşalamıyorum fakat önce bana bir konuda laf etme lüksüne sahip bir insan o konunun eri veya başı olmalı haksız mıyım ? Sen benim Allahla aramdaki bağı mı sorguluyorsun .He birde bu yetmiyormuş gibi tüm o insanların önünde bana islamın şartı kaçtır gibilerinden pişkin pişkin sorular sordu denyoon .Ama bende uyuzluk değil mi cevaplamadım bu aptal saptal sorularını ,amacı belli beni küçük düşürmek .Sen o sorularını benden önce git bi kardeşine sor ...Şimdi buradan cevaplıyorum o sorusunu .İslamın şartı 5tir fakat böyle bir soruyla insanın içindeki din sevgisini ölçemezsin !!! Anlaşıldımı ... Of,offf ne saçma insanlar var şu dünyada .. Bakkalcıyı bırak birde babam tarafından ekildim iyi mi ?.Alışverişmiş ,vallahi gözümün yaşına bile bakmadı (Gerçi gözümün yaşını bile görmedi ama ),,, ekti beni .Ne aramak ,ne sormak .Ama salaklık bende ,ben inandım saf saf .Yok şuralara gidecekmişiz,,yok şuraldarda dolaşacakmışız .Ama artık eminim birdaha güvenirsem ...
Sizide sıktım iyice,farkındayım.Ama napiyim şimdi şu yazdıklarımı yazmasaydım patlardım inanın ki ..Şimdiden öpüldünüz ...

2 Aralık 2011 Cuma

Yeniyıla 1 kala ,Aralık ayında işler tıkırın da mı???

Aralık ayından her zaman korkmuşumdur yapılacak o kadar çok şey vardır ki bu ayda; ağızım uçuklar ,gece rüyalarımda kabuslar görmeye başlarım en nihayetinde .
1.yazılıların verdiği telaşla ikinci yazılıları düzeltmenin verdiği stresi mi dersin ? yoksa koca yazdan kalma tüm kısa kollulara ve yazlıklara veda etmenin gerektiği üzüntülü dakikaları mı? Her nasılsa hepsi bu ayda çıkar karşımıza ...
Sonra eylülde yaprak dökümüymüş ,ekimde yazılılarmış ,kasımda aşkmış gibi belli bir olay üstünde zaman harcamamızı sağlayabilecek günleride yoktur mesela Aralık ayının .Nasıl becerebiliyorsa hepsini aynı anda kafamızın üstüne sinsi sinsi yıkıverir .Diğer aylarda geçiştirdiğiniz bütün sorumluluklarınız bu ayda patlak verir çoğu zaman ,,, evinizi tüm bu yığılmalara rağmen temizlememiz gerekir ,sonuçta ayın sonunda büyük bir yılbaşı partisi verebilirsiniz .Cüzdanınızdan hiç bahsetmiyorum bile kesinlikle şu alışverişiymiş, bu alışverişmiş derken kalıverir bomboş ...Sonracımınaa tabikide paranızı daha ikinci haftadan tamamen bitirdiğiniz için yılbaşı için yapacağınız planda buna uymak zorunda kalır .Yani '' şöylee bir seferindede yeni yıla italyada girelim '' diyemezsiniz çünkü hem çeşitli şeyleri düzeltmek için çokk çalışmanız hemde yazdan kalmaa dolabınızı düzenlemeniz gerekiirrr .Birde doğumgününüz aralıktaysa yandınızzz yılbaşı partisinin yanına birde doğum günü nüzün masrafları yüklenirrr .
Yani diyeceğim şu ;kasımda aşkk başkaysa ,aralıktada işler bir başkadırrr :D

29 Kasım 2011 Salı

yorgunum , bitkinim , bide notlarım kötüyse hiç de çekilmezim :D

Of be of .Vallahi şu 15-16 yıllık hayatımda yemin ederim öldüm ,bittim desem yeridir :O
Sabah kalk (gerçekten acayip sabah :D ) ,yüzüünü yıka ,iki saat dişlerini fırçala ,iki saat servisi bekle ,o gelsin oda seni iki saatte anca okula bıraksın ,ilk ders fizik veya kimyaysa öl geber ;edebiyatsa uyu ,okul boyunca tek çekilebilir olan şey en yakın arkadaşın olsun ,eve anca 2 saatte geri git ,sanki asır gibi gelen saatlerde ödevlerini bitir ,vakit kalırsa (ki genelde haftaiçi bilgisayarın yüzünü göremiyorum :P ) bilgisayara gir ,sonrada o yorgun ve berbat geçen günün acısını çıkarırcasına tavuk gibi erkenden yat ...
Of gerçekten lanet olsun böyle geçen günlere .Sonra birde diyorlar haftaiçi neden bu kadar mutsuzsun diye ,böyle bir tempoda insan mutlu olabilir mi ki ? Yazılı olduğu günleri söylemiyorum bile .Sanırım o zaman uyuyamıyorum bile ..
E böyle bi durumda doğal olarak sitreslendiğim için bu agresif tavırlarım çevremdekileride üzmeme neden oluyor :S Çekiilmezin ,keyifsinin teki olup çıkıyorum resmen :)))
Böyle durumların daha aza inmesi için buradan yetkililere sesleniyorum .Allah rızası için şu tedavi süreci gibi gelen haftasonunu 3 güne çıkarında toplumdaki bu yorgunluk ,bitkinlik ve sinirlilik düşsün :D Sinirliyim ,sinirlisin ,sinirliyiz durumu da ortadan kalksın :)

28 Kasım 2011 Pazartesi

En azından beden eğitimi dersi için yaratılmamışım ,onu biliyorum :D

Hani matematik veya fizik gibi derslerde öğrenciler derler ya ''çalışıyorum ama beynim almıyor'' diye .Bu böyle dersler için anlaşılabilinir bir sebeptir .Peki ama ya beden eğitimi dersinden 55 alann insan ne gibi bir sebebin arkasına saklanabilir ki ? O.o
 ''Çalışıyorum yapamıyorum ,beynim almıyor'' gibi tipik bir yalana bile sığınamayacak kadar aciz bir durumdayım :D ''Aslında bu benim proplemim değil ,hoca beni sevmiyor ''desem Allah korusun çarpılır giderim Vallahi .Ortada gerçekten bu utanç verici notun üstünü kapatmak için söylenebilecek hiç bi türden yalan yok .
Aslında bu beden eğitimi dersindeki her türlü beceriksizliklerim taaa ilkokul yıllarıma dayanıyor ... Gerçekten millet türkçe ,matematik gibi zayıf derslerini kurtarmaya çalıştığı sıralarda ben topla aramı düzeltmeye çalışıyordum .Millet harıl harıl okumayı öğrenmeye çalşışıp artı olarak bide toplama çıkarma proplemleriyle uğraşırken ben dışarıda istemeyerek beden eğitimi dersine çalışıyordum .Bu durumum isteyerek veya istemeyerek diğer öğrenciler tarafından hep kıskanılmama sebep oluyordu :DAma bu sene durum farklı ,ne beni beden eğitimi dersinden geçirebilecek bir öğretmenim nede dışarıda bütün gün topla aramı düzetmeme izin verebilecek bir lisem var .Sonuç mu kocaman bir 55 :P
Neyse en azından beden eğitimi dersi için yaratılmamışım, onu biliyorum :D

25 Kasım 2011 Cuma

sonbahar,yağmur ve sıcak çikolataaa :)

Eveet işte sonunda yine sevdiğim mevsimlerden birini yaşamaktayız .Sonbahar ... İlkbahar mevsiminde doğmuş biri olarak kış mevsimlerini sevmem ne kadar anormal karşılansada heralde ömrüm hayatım boyunca sonbahar'ı her zaman en sevdiğim mevsim yapmaya devam edeceğim :) Yağmurlar,dökülen sarı yapraklari ,çoğu zaman sisli havalar ...Yani ortam gerçekten fazlasıyla romantik ,bu mevsimin bir diğer artısıda en odun insana bile azda olsa  romantizmle dolduruyor olması :D tabi bütün bu artılarının yanında herkes benim gibi enerjik ve mutlu olmuyor bu mevsimde .Artık mevsim geçişinden midir?yoksa havanın kasvetindenmidir bilmem ama herkesin suratında bir yamukluk ,bir uyuşukluk var .Heee öğrenciler için birşey diyemeyeceğim çünkü yazınki o rahatlığı tabikide bu mevsimde yaşayamıyoruz fakat hani insan bi parçada olsa sevmeli bence bu mevsimi ...
Hep dediğim ve inandığım gibi ;
Bence sonbaharı seven ,aşkıda sever :)))